Yöneticiler İçin 10 Maddede Sosyal Medya

2012 Yılında Her Yöneticinin Bilmesi Gereken Konular

1. Facebook Sayfanız, Yeni Web Siteniz Oldu

Web 2.0 ortamı içinde, web sitesi üzerinden tek yönlü sunulan bilgilerin etkinliğinin giderek azaldığı genel olarak bahsedilen bir konu. Bireyler, giderek artan oranda karşılıklı etkileşim kurabildikleri, paylaşımda bulunabildikleri yapıları tercih ediyor. Yeni timeline yapısı, multimedya eklemeleri ve iframe özelliği ile bir web sitesinin yaptığı pek çok işi yapan Facebook sayfaları da etkili bir sunuşa olanak sağlıyor. (Potansiyel) Müşterileriniz her gün gelip web sitenize bakmıyor olabilir ama muhtemelen her gün Facebook’a giriş yapıyorlar. Bu çerçevede Facebook sayfanız web sitenizden daha hareketli çalışan, sonuç üreten bir mecra olmaya aday gözüküyor.

2. Başarıyı Ölçemeden İş Yapmayın

2012 yılında artık sosyal medyada başarının ölçülmesi bilinmez değil. Hayran sayılarının yanı sıra etkileşim oranları da ön planda sunuluyor. Yönlendirme yaptığınız sitelerde, gelen trafiğin verimliliğini kolayca görebiliyorsunuz. Facebook’un istatistiklerini detaylandırması da derinlemesine analizlere olanak sağlıyor. Sadece takipçi sayısına bakmakla yetinmeyin.

3. Instagram ve Pinterest Yükseliyor

Facebook hala açık ara önde, Youtube ve Twitter’ın yeri sağlam. Foursquare kendini kabul ettirdi. 2012 yılı son dönemde ilgi gören siteler Instagram ve Pinterest olarak gözüküyor . Instagram mobil tabanlı, pinterest web tabanlı olarak görsel öğelerin etkili şekilde kullanılmasına olanak sağlıyor.

4. Türkler TT Yapar

Twitter Türkçe’leşene kadar, biraz ‘snob’, biraz entel, biraz zor beğenen bir yapıdaydı. Bu günlerde, değerli içerikler olsa da , genel yapı itibariyle çok fazla gereksiz konuşmanın  kirlettiği, herkesin her konuda atıp tuttuğu bir mahalle kahvesi gibi. Türk kullanıcılar o kadar yoğun kullanım gösteriyorlar ki, ilginin yoğunlaştığı konular kısa sürede dünya çapında TT (trending topic) olabiliyor.

5. İşi Gücü Olan Adam Linkedin’dedir

Sosyal medyada genel (mass) kitlenin enerjinizi tüketmesinden şikayetçiyseniz, Linkedin’e göz atın. Diğer sosyal medya sitelerinin yapabildiklerini yapamasa da, şirket sayfaları çok basit ve etkisiz kalsa da, iyi seviyede bir kitlenin yanında olmak mantıklı bir seçim. Şirket içinde şirket adına konuşabilecek kişilere yönelik görevlendirme yaparak, bu kişiler aracılığı ile bireysel bazda iletişim kurmak, paylaşımda bulunmak denenebilir.

6. Kendi TV Kanalınızı Açmaya Ne Dersiniz?

Youtube yoğun olarak kullanılıyor. Burada kanalınızı düzenleyip, videolarınızı yükleyerek kendinize özel e-TV kanalınızı oluşturmakfaydalı olacaktır. Sadece reklamları kullanmak doğal olarak daha az etki yaratabilecektir. Bu nedenle, etkinliklerden videolar, çeşitli uzman görüşleri videoları gibi daha renkli bir yapı sonuç verecektir.

7. Facebook Uygulama Yazılımları İle CRM’e Geçin

Facebook uygulama yazılımları ile takipçileriniz hakkında değerli bilgiler elinizde olmaktdır. Bu verileri kullanarak takipçilerinizi daha iyi anlamak, onlara özelleştirilmiş çözümler sunabilmek önemli değer yaratacaktır.

8. Her Birey Sorumlu Davranmıyor, Enerjinizi Verimli Kullanın

Sosyal medyada yer alan her birey malesef sorumlu davranmıyor. Markalara gidip ‘bedava ürün vermezseniz sizi her yerde rezil ederim’ diye şantaj yapanlar, haksız olsa da negatif yorumlarını sürdüren ve kendi dediği yapılana kadar hiç bir şey dinlemeyen kişiler, sosyal medyanın bireylere verdiği gücü kendi çıkarları için kullananlara örnek verilebilir. Herkese karşı ekstra nazik, ekstra ilgili olmanız, gücünüzü yanlış noktalarda tüketmenize neden olabilir. Gösterilen ilgi ve iletişim sürecini doğru şekilde yönetmelisiniz.

9. Şirkette Sosyal Medyayı Destekleyen Bir Yapı Oluşturun

Sosyal medya içeriğe aç ve bir gözün sürekli üzerinde olmasını gerektiren bir mecra. Bu çerçevede, şirketteki bilgi akışını, medya değeri taşıyan haberleri en güncel haliyle sosyal medyaya yönlendirmek, sosyal medyaya geri dönüşleri hızlı bir şekilde yapmak için yetki ve görevlendirmeleri net bir şekilde düzenleyip, buna uygun bir yapı oluşturmak önem taşıyor.

10. Sürekli Yenilenmeye Ayak Uydurun

Sosyal medya o hızlı yenileniyor ki her ay mevcut sosyal medya sitelerinde pek çok şey değişiyor, ortaya yeni siteler çıkıyor. Sayfaları açıp kendi haline bırakmak sizi birkaç ay içinde demode olmaya götürecektir. Kullanıcıların ilgisini çeken yeni siteleri takip etmeli, mevcut sitelerdeki yeniliklere uygun çözümler üretmelisiniz.

—————

Sosyal medya alanında, büyük kurumsal şirketleri başarıya taşıyan sosyal medya ajansı Sanal Mimarlar’ı arayarak konuyla ilgili daha detaylı bilgi alabilirsiniz. Telefonumuz 0.212.2242370 , e-posta adresimiz: bilgi@sanalmimarlar.com

http://www.sanalmimarlar.com/

Fazlasını Oku

Facebook Yeni Şirket Sayfaları Ne Getiriyor?

Facebook, 2012 Mart sonunda şirket sayfalarını da bireysel profil sayfaları gibi yeni görsel formata geçireceğini duyurdu. Bu yeni yapı şirketler için daha keyifli bir sürecin başlangıcı olacağa benziyor. Bu konuyla ilgili genel değerlendirmemizi aşağıda bulacaksınız.

Görsel Yapı:

Sayfaların üst bölümlerine 850 x 315 piksel büyüklüğünde bir resim alanı gelmiş durumda. Bu yapı, sayfaları çok daha renkli bir hale getirirken, şirketin güncel konularını ön planda yansıtmasına imkan sağlıyor.

Yazı – Resim – Video Girişleri / Duvar:

Duvardaki görsel öğeleri eskiye oranla daha büyük ölçülerde kullanmak mümkün oluyor ve bu durum çok daha etkili bir görüntü sağlıyor:

Yönlendirme:

Facebook sayfasından diğer web varlıklarınıza yaptığınız yönlendirmeler ön planda oluyor ve etkili kullanılıyor.

Etkileşim / Uygulamalar:

Uygulamalara yapılan yönlendirme butonları artık daha büyük ve görsel tasarımı etkili şekilde uygulamalara yönlendirme yapılabiliyor. iframe sayfaların genişlikleri de arttığı için, Facebook alt sayfalarını da artık gerçek anlamda web sitesi gibi kullanmak mümkün oluyor.

Hayran Gönderileri:

Eski yapıya göre toplu halde sunulan gönderiler daha derli toplu bir yapı sağlıyor.

Sonuç olarak,

Facebook’ta yeni şirket sayfaları eski sayfalara oranla görsel etkisi çok daha artmış, daha fonksiyonel ve gerçek anlamda bir web sitesi olarak kullanılabilecek bir yapı sağlıyor. Bu özellikleri ile yeni yapının hızla benimseneceğini ve şirketler / ajanslar tarafından yaratıcı kullanımlar ile eskisine oranla daha etkili şekilde kullanılacağını tahmin edebiliriz.

—-

Sanal Mimarlar olarak, müşterilerimiz daha ilk günlerinden itibaren bu yapıya geçmiş durumda. Siz de şirketinize özel olarak neler yapılabileceğini öğrenmek için http://www.sanalmimarlar.com/iletisim.php sayfasından bize bilgilerinizi iletebilirsiniz.

Fazlasını Oku

e-ticaret 2011’de %50 artışla 22,9 milyar TL, 2012 hedefi 34 milyar TL

e-ticaret 2011 yılında %50 artışla 22,9 milyar TL oldu, hedef 34 milyar TL.

2011 yılında 22,9 milyar TL hacim oluştu
Türkiye’de e-ticaret hacmi hızlı büyümesini sürdürüyor. 2003 yılında sadece 0,26 milyar TL seviyesinde olan e-ticaret hacmi 2011 yılı sonunda 22,9 milyar TL seviyesine gelmiş bulunuyor. 2010 yılsonunda bu rakam 15,2 milyar TL olarak gerçekleşirken, bir sene önce yayınlanan SM Bilişim raporundaki beklentilere uygun şekilde 2011 yılı genelinde geçen seneye göre %50 oranında artış yaşanmış gözüküyor.

2012 yılsonu e-ticaret hacminin 32-36 milyar TL arasında olması şaşırtıcı olmaz
2010 ve 2011 yıllarında bir önceki yıla göre kabaca %50 artış oranınının yaşanması, 2012 yılsonu için de ilk tahminler konusunda 34 milyar TL seviyesini ön plana çıkarıyor. Avrupa’daki krizin artması ve negatif senaryolarda 30 milyar TL seviyesine doğru çekilme, ekonominin canlanması senaryosunda ise 35 milyarın üstüne çıkma olasılığı yükselecektir. Bu çerçevede, 2012 yılsonu için 32-36 milyar TL hedefi verilebilir.

Tüm zamanlar aylık rekorları kırıldı
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından açıklanan verileri baz alan ve SM Bilişim tarafından gerçekleştirilen çalışmaya göre, Temmuz 2011 tarihinde aylık bazda 2,5 milyar TL seviyesine yaklaşan e-ticaret hacminin, tüm zamanlar aylık hacim rekorunu kırmış olduğu gözüküyor. Yılın kalan bölümünde de aylık bazda 2 milyar TL civarında gerçekleşen  e-ticaret hacmi 2011 yılsonu rakamını 23 milyar TL seviyesine getirmiş oldu.

Türk tüketicisi alışverişlerini sanal ortama kaydırmaya devam ediyor.
Alışveriş amaçlı kredi kartı kullanımı içinde e-ticaretin payı da aylık gelişmelere bağlı olarak Temmuz 2011 tarihinde %10 ile tarihi yüksek seviyelere ulaşırken, yılın kalan aylarında %8 oranında gerçekleşti.  Geçtiğimiz yıllara bakıldığında, e-ticaretin alışveriş amaçlı kredi kartı kullanımı içinde payının giderek yükselmekte olduğunu görüyoruz. Başka bir deyişle, Türk tüketicisi alışverişlerini sanal ortama kaydırmaya devam ediyor.

SM E-ticaret Endeksi 2011’de Rekor Kırdı
Sanal Mimarlar tarafından geliştirilen SM E-ticaret Endeksi Türkiye’de e-ticaret hacminin, alışveriş amaçlı kredi kartı kullanımı içindeki payına bakıyor ve bu paydaki aylık artış ve azalışları baz alıp, endeks olarak sunuyor. Bu çerçevede endeks, alışverişlerde e-ticarete yönelim konusunda iyi bir gösterge teşkil ediyor.

Ocak 2005 tarihinde 100 seviyesinden başlayan endeks, 2010 yılını 339,88 seviyesinden kapatmıştı. 2011 yılında Temmuz ayında 382,51 puanlık tarihi zirvesini gördükten sonra, son rakamlar ile 2011 yılı sonunu 362,24 seviyesinden kapatmış oldu.

Fazlasını Oku

e-ticaret 2011 üçüncü çeyreğinde %52 artışla 17 milyar TL

Geçmiş yıllar içinde hızlı büyümesini sürdüren, 2009 kriz döneminde bile geriye gitmeyen Türkiye’de e-ticaret hacmi, 2011 yılı üçüncü çeyreğinde geçen sene aynı döneme göre %52 artışla 17 milyar TL seviyesine yaklaştı.

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından açıklanan verileri baz alan ve SM Bilişim tarafından gerçekleştirilen çalışmaya göre, Temmuz 2011 tarihinde aylık bazda 2,5 milyar TL seviyesine yaklaşan e-ticaret hacmi, tüm zamanlar aylık hacim rekorunu kırmış oldu. Ağustos ve Eylül aylarında da yüksek seviyeler nispeten korundu.

Ocak 2011 tarihinde alışveriş amaçlı kredi kartı kullanımı içinde %10 seviyesine yaklaşan e-ticaretin payı böylece %10 seviyesini aşarak rekor kırmış oldu. Eylül ayında bu rakamın yeniden %8 seviyelerine gerilediğini görüyoruz.

Sanal Mimarlar tarafından geliştirilen SM E-ticaret Endeksi Türkiye’de e-ticaret hacminin, alışveriş amaçlı kredi kartı kullanımı içindeki payına bakıyor ve bu paydaki aylık artış ve azalışları baz alıp, endeks olarak sunuyor. Bu çerçevede endeks, alışverişlerde e-ticarete yönelim konusunda iyi bir gösterge teşkil ediyor.

Ocak 2005 tarihinde 100 seviyesinden başlayan endeks, 2010 yılını 339,88 seviyesinden kapatmıştı. 2011 yılında 350 puan seviyesinin üstünde seyreden endeks, Temmuz ayında tarihi zirvesini gördükten sonra,  son rakamlar ile birlikte yılın üçüncü çeyreğini 366,00 seviyesinden kapatmış oldu.

2011 Yılsonu Beklentisi:

2011 yılı başında SM Bilişim olarak bu sene e-ticaret hacmi için 18 – 22 milyar TL seviyesini vermiştik. Bir önceki raporumuzdaki beklentilerimiz doğrultusunda 2011 Temmuz ayında zirve yapan e-ticaret hacmi, Ağustos ayında makro seviyede başlayan ekonomik endişelerin ardından bir miktar gerilemiş gözüküyor.

Yaz aylarının yoğun seyahat nedeniyle her sene yüksek olması ve sonrasında bir miktar düşüş görülmesi kesin bir yargıya varmayı zorlaştırıyor.

Eylül 2011 itibariyle grafiklere bakıldığında, alışveriş amaçlı kredi kartı kullanımı içinde e-ticaretin payı ve SM E-ticaret Endeksi yükseliş trendi içinde açık şekilde destek seviyelerine gerilemiş gözüküyor. Bu çerçeveden bakıldığında Ekim – Kasım rakamları trend değişimini gösterecek rakamlar olacaktır.

Muhtemelen sene başında verdiğimiz üst sınıra yakın gerçekleşecek e-ticaret hacmi 2011 yılsonu rakamı için, son üç ayda gerçekleşecek rakamlar gösterge olacak ve krizin devam etmesi durumunda 2012 rakamları üzerinde baskı görülebilecektir.

Fazlasını Oku

Google Panda Güncellemesi ve 2011 Algoritması Analizi

Google, bir yandan Google+ gibi yeni ürünler çıkarmaya devam ederken, bir yandan da arama motoru algoritmasını çok daha etkili hale getirmek üzere adımlar atıyor.

Arama ve indeksleme sistemini Caffeine sistemi ile çok daha hızlı hale getirdikten sonra (yaygın olarak Caffeine bir algoritma değişikliği sanılır oysa teknik altyapı değişikliğidir), geçen sene Mayıs ayında “Mayday Güncellemesi” olarak bilinen bir algoritma değişikliği yapan Google, içi boş sayfaları, kopya içeriği cezalandırmaya başlamıştı. (İlgilenenler için o yazımız burada: http://blog.sanalmimarlar.com/2010/09/googlein-yeni-algoritmasi-2010/)

Yurtdışında daha erken etkisini gösteren, bizde ise yaz aylarında etkili olan “Panda Güncellemesi” ile Google’ın bu yönde ileri bir adım daha attığını görüyoruz. Google, yeni algoritmasında oluşan sıralamada iyi bir yer almak isteyen sitelere, gösterge olarak aşağıdaki soruları baz almalarını öneriyor.

  • Bu makalede sunulan bilgileri güvenilir buluyor musunuz?
  • Bu makale bir uzman mı yoksa konuyu iyi bilen meraklı bir kişi tarafından mı yazılmış ya da yapı itibariyle daha çok üstünkörü mü yazılmış?
  • Sitede, biraz farklı anahtar kelime varyasyonlarıyla aynı veya benzer konularda yinelenen, çakışan ya da gereksiz makaleler var mı?
  • Kredi kartı bilgilerinizi rahatça bu siteye verir misiniz?
  • Bu makalede, yazım, stil veya olgu hataları var mı?
  • Konular, sitenin okuyucularının asıl ilgi alanlarıyla mı ilgili, yoksa site, hangi konuların arama motorlarında iyi sıralama elde edebileceğini tahmin etmeye çalışarak mı içerik üretiyor?
  • Makale, özgün içerik veya bilgi, özgün raporlama, özgün araştırma veya özgün analiz sağlıyor mu?
  • Sayfa, arama sonuçlarındaki diğer sayfalara kıyasla önemli bir değer sağlıyor mu?
  • İçerik üzerinde ne kadar kalite kontrol yapılmış?
  • Makale, bir öykünün her iki yüzünü de açıklıyor mu?
  • Site, işlediği konuda saygın bir otorite mi?
  • Tek tek sayfaların veya sitelerin aynı miktarda dikkat veya ilgi çekmemesinin nedeni, içeriğin çok sayıda içerik oluşturucu tarafından kitlesel olarak mı üretilmesi veya çok sayıda içerik oluşturucuya fason olarak mı yaptırılması ya da büyük bir site ağına mı yayılmış olması?
  • Makale iyi düzenlenmiş mi ya da baştan savma veya çalakalem yazılmış gibi mi görünüyor?
  • Sağlıkla ilgili bir sorgu için, bu sitedeki bilgileri güvenilir buluyor musunuz?
  • Adını duyduğunuzda bu siteyi yetkili bir kaynak olarak görüyor musunuz?
  • Bu makale, konuya ilişkin tam veya kapsamlı bir açıklama sunuyor mu?
  • Bu makale, bariz olanın ötesinde, kapsamlı analiz veya ilginç bilgiler içeriyor mu?
  • Bu, yer işareti koymak, arkadaşınızla paylaşmak veya önermek istediğiniz türden bir sayfa mı?
  • Bu makale, dikkati asıl içerikten başka yöne çeken veya asıl içerikle karışan aşırı miktarda reklam içeriyor mu?
  • Bu makaleyi basılı bir dergide, ansiklopedide veya kitapta görmeyi bekliyor musunuz?
  • Makaleler kısa, temelsiz ya da yararlı ayrıntılar sunma konusunda eksik mi?
  • Sayfalar son derece özenli hazırlanmış mı ve ayrıntılar önemsenmiş mi yoksa pek önemsenmemiş mi?
  • Bu sitedeki sayfaları gördüklerinde kullanıcılar şikayet ediyor mu?

İşin özeti, Google gittikçe akıllanıyor ve sosyal medyanın gelişmesine bağlı olarak bireylerin tercihlerini de gittikçe daha iyi anlıyor. Birkaç sene önce iyi optimizasyon çalışması yapılmış sitelerin önde gelme şansı daha yüksek olurken, arkalarında bir destek yok ise, bu durum gittikçe zorlaşıyor. Ürün aramalarında büyük üreticilerin siteleri, alışveriş aramalarında büyük e-ticaret siteleri diğerlerine göre avantajlarını arttırıyor. Büyük şirketlerin lehine bir yapı ortaya çıkıyor.

Artık sadece web siteniz üzerinde optimizasyon çalışması yaparak, aramalarda önde gelmeyi bekleyerek sonuç almak imkansız gibi. Sizin hakkınızda özellikle sosyal medyada konuşulmasını sağlamalı, sitenizi güncel ve özgün içerik ile geliştirmelisiniz. Arama ile sitenize gelen kişilerin geri dönüp gitmemelerini sağlamak için sitenizi düzenlemeli, sayfalarınıza sosyal medya paylaşım butonları eklemelisiniz.

Bu söylediklerimiz geçen seneki yazımızdan çok farklı değil. Gidişat belli. Google fiziki dünyadaki tercihleri ve gücü daha fazla bu alana yansıttıkça, otomatik yazılımlar ve kopyalama ile çöplüğe dönen web ortamı nispeten daha derli toplu hale geliyor. Web kullanıcılarının tercihleri daha iyi takip edilebilir hale geldikçe, bu tercihlerin algoritmada önemi de arttırıyor.

Fazlasını Oku