İHRACATINIZI DİJİTAL PAZARLAMA İLE NASIL ARTTIRABİLİRSİNİZ?

Şimdi ihracat zamanı!

2018 yılında kurlarda yaşanan hareket ve makro gelişmeler, döviz bazlı gelir edilmesini her zamankinden önemli hale getirdi. Yurtiçi fiyatların global ortamda ucuzlaması da ihracat yaparak yurtdışı pazarlama açılmayı teşvik ediyor.

Dijital pazarlama, ihracatı arttırmak için ideal araç.

Dijital pazarlama, bulunduğunuz yerden dünyanın her yerindeki hedef kitleniz ile iletişim kurmanıza olanak sağlıyor. Bu çerçevede, aşağıdaki yollar ile hedef kitlenize etkili şekilde ulaşıp mesajınızı iletebilir ve sonuç üretebilirsiniz.

İlk iş, çoklu dile sahip, dönüşüm odaklı bir web sitesi.

Web ortamında yapacağınız çalışmaların temelinde olacak web siteniz, hedef kitlenizin konuştuğu (ve sizin hizmet verebileceğiniz) dillerde sayfalara sahip olmalıdır. En kötü ihtimalde İngilizce sayfalarınızı kullanabilirsiniz.

Sitenizde dönüşüm bakışını ön planda tutmalı, ürün ve hizmetlerinizi tanıttığınız her sayfanın sonuna, hedef kitlenizin size kolayca ulaşabilmesi için telefon numaranızı ve e-posta adresinizi eklemeli ya da kısa bir form yerleştirmelisiniz.

SEO ile hedef pazarlarınızda bulunur olun!

SEO çalışmalarında etkili sonuç almak için, hedef kitlenizin kullandığı dilleri ve anahtar kelimeleri baz alarak mevcut sayfalarınızı düzenlemeli ya da sitenizde yeni sayfalar yaratmalısınız.

Web sitenizdeki Türkçe sayfalar ile yurtdışındaki Türkleri hedefleyebilir, daha kolay ikna edeceğiniz bir kitleye satış yapabilirsiniz. Diğer kişiler ile mümkün olduğunca kendi dillerinde irtibat kurmayı denemeniz faydalı olacaktır.

E-ticaret yapıyorsanız, hedef kelimelerin olduğu kategori ve ürün sayfalarınıza özel önem vermelisiniz. Anneler, genç erkekler gibi tanımladığınız hedef kitlelere yönelik özel sayfalar yaratarak, hem bu kişilerin ilgisini çekecek odaklı içerikler paylaşabilir, hem de onlara özel ürünleri ön plana çıkarıp, sürekli satış üreteceğiniz bir yapı kurabilirsiniz.

B2B perspektifte çalışıyorsanız, sitenizde (hedef dillerde) kategori ve ürün isimlerinin distribütörlük, toptancı gibi kelimeler ile kombinasyonlarını kullanmayı deneyebilirsiniz.

Sitenizin kullanışlılığını arttırmalı, mobil uyuma özel önem vermelisiniz.

Hedef pazarınız olan ülkelerde bulunan ve faaliyet konunuz ile ilgili olan web sitelerinden mümkün olduğunca kendi sitenizin ilgili sayfalarına bağlantı sağlamalısınız. Bu işlem, o ülkelerdeki bulunabilirliğinizi olumlu etkileyecektir.

Hedef pazarınız olan ülkelerdeki ziyaretçilerin sitenizden hemen çıkma oranına dikkat etmelisiniz. Eğer bu oran çok yüksek ise, ya web sitenizde ya da kullandığınız içerikte ve sunuşta bir problem var demektir. Bu durumda çalışmalarınızı revize ederek yeniden denemelisiniz.

Başarılı olduğunuzda, hedef ülkelerde siteniz organik sonuçlarda bulunur olacak ve siz sitenize sürekli ziyaretçi akışının keyfini yaşayacaksınız.

Dijital reklamlar ile etkili sonuç sağlayın!

Dijital reklamlar ile global olarak çok geniş bir kitleye hitap etmek için çok yüksek bütçe gerekir. Bu çerçevede, öncelikle odaklı hedef kitlelerinizi belirlemelisiniz. Bu kişiler hangi bölgelerde yaşıyorlar, hangi demografik özelliklere sahipler, ilgi alanları ve alım için motivasyonları neler? Bu kişilere nokta atış ile ulaşarak en yüksek dönüşümü elde edebilirsiniz.

Google Ads (AdWords) metin reklamlarında geniş hedeflemelerden kaçınmanız gerekir. Anahtar kelimeleri geniş eşlemede bırakmak, pek çok ilgisiz kelimede de gösterilmenizi sağlayacak ve bütçenizi hızla tüketecektir. Ayrıca sadece “elbise” gibi çok genel kelimeler kullanmak yerine “gece elbisesi, mini elbise, büyük beden” gibi daha odaklı bir yaklaşım ile hareket etmek ve her kitleye en çok ilgilenecekleri modelleri göstermek daha iyi sonuç verecektir.

Yurtdışından sitenize gelen kişilere, hedef bölgelere göre özelleştirilmiş yeniden pazarlama çalışmaları yaparak, sonuç alma ihtimalini arttırabilirsiniz.

Yurtdışı ülkelerde yaşayan kişileri hedefleyip, anahtar kelime olarak rakiplerinizin isimlerini kullanarak, bu kişilerin mailing yaptıkları kişilere GSP (Gmail) reklamları ile ulaşmayı deneyebilirsiniz.

Bu reklam modelleri yanı sıra, hedef ülkelerde belirleyeceğiniz siteler üzerinde reklam yayınlayabilir, e-ticaret siteniz varsa dinamik yeniden pazarlama reklamlarını kullanabilir, odaklı Youtube kanallarını kullanmayı deneyebilirsiniz.

Facebook reklamları ile global rakip markaların hayranlarını hedefleyebilir ve karşılaştırmalı üstünlüklerinizi vurgulayarak bu kişilere mesajınızı Facebook ve Instagram üzerinde iletebilirsiniz.

B2B perspektifte çalışıyorsanız, Linkedin reklamlarına öncelik verebilirsiniz.

Reklamlar ile ulaşacağınız bu kişiler sizi tanımadıkları için, güven yaratmaya önem vermelisiniz. Reklam metinlerinde kolay global gönderi ve iade imkanını öne çıkarabilir, bugüne kadar çok sayıda gönderi yaptığınız, uzun süredir hizmette olduğunuz gibi konuları vurgulayabilirsiniz.

Sosyal medya ile hedef kitlenizi etkileyin!

Sosyal medya, hedef kitleniz ile her gün iletişim kurmak ve bunu reklam olarak göstermeden yapmak konusunda ideal bir ortam sunuyor. Hedef kitlenizin en çok kullandıkları sitelere öncelik vererek, bu sitelerde her gün post girişleri yapabilir, öne çıkarmak istediğiniz konuları değişik bakış açıları ile kullanabilirsiniz.

Reklamlarda olduğu gibi, burada da güven yaratmak önemli olacaktır. Başarı örneklerine, mutlu müşterilerin hikayelerine yer verebilirsiniz. Sektörde öncü olduğunuz konuları ve güven verecek rakamları kullanabilirsiniz. Rakiplerinizin sayfalarını beğenen kişilere karşılaştırmalı üstünlüklerinizi vurgulayabilirsiniz.

E-bültenleri etkili kullanın!

Web sitenizde, mağazalarınızda, fuarlarda ya da farklı yollar ile topladığınız e-posta adreslerine e-bülten gönderimi yaparak, bu kişiler ile sürekli iletişim sağlayabilirsiniz.

Gönderilerinizde içerik değerini yüksek tutmak çok önemli olacaktır. Sıradan içerikler kullanarak, hedef kitleye avantaj sağlamayan, onları motive etmeyen bültenler kullandığınızda, birkaç bülten sonra kişiler bunları açmamaya başlayacaktır. Bu nedenle kaç adet gönderim yaptığınızdan çok, gönderinizin içerik kalitesi başarı için belirleyici olacaktır.

Özetle,

Dijital pazarlama, yurtdışı pazarlara açılmak ve bulunduğunuz yerden tüm dünyadaki hedef kitleniz ile etkili iletişim kurmak için ideal bir seçenek sunmaktadır.

Çalışmaların temeli web siteniz olacaktır. Bu nedenle web sitenizi hedef dillerde yayın yapacak ve yüksek dönüşüm sağlayacak şekilde düzenlemelisiniz.

Hedef kitlenizi doğru şekilde tanımlamalı ve SEO bakışı ile bu kişiler için sitenizdeki sayfaları düzenlemelisiniz.

Dijital reklamlar ile hedef kitlenize odaklı olarak ulaşmalı ve en yüksek dönüşümü üretecek düzenlemeleri hayata geçirmelisiniz.

Sosyal medya üzerinde de hedef kitleniz ile düzenli iletişimi sürdürmeli, rakip markaların hayranlarını karşılaştırmalı üstünlükleriniz ile etkilemelisiniz.

E-bültenler ile hedef kitlenizi motive edecek, etkili gönderiler yapmalısınız.

Çalışmaların etkinliğini sürekli olarak takip etmeli ve geliştirmelisiniz.

—————————————————–

KORAY ODABAŞI

Dijital Pazarlama Stratejileri 2018 Kitabı Yazarı

Bilgi için: http://korayodabasi.com/tr/

 

Fazlasını Oku

2018 2.YARI DİJİTAL PAZARLAMA STRATEJİLERİ

56 milyon kişiye aynı şekilde davranmak çözüm üretmiyor!

2018 yılında global olarak 4 milyar kişiye ulaşan ve Türkiye’de 56 milyonu aşan internet kullanıcı sayısı artık toplumun her kesiminden, farklı özelliklere ve profillere sahip kişilerin bu ortamda olduğunu gösteriyor.

Herkese aynı davranarak ilgi yaratmak 2018 yılında artık mümkün olmuyor.

 

Günde 10.000 pazarlama mesajı, sadece 8 saniye dikkat aralığı!

American Marketing Association (AMA) web sitesinde ortalama bir tüketicinin günde 10.000 pazarlama mesajı gördüğü (buzdolabındaki ürün etiketleri gibi mesajlar dahil) belirtiliyor. Microsoft tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada tüketicilerin günde 600 mesaja maruz kaldıkları söyleniyor.

Microsoft tarafından 2.000 katılımcı ile gerçekleştirilen başka bir çalışmada ise, dikkat aralığının (attention span) 8 saniyeye düştüğü ortaya çıktı.

Her gün karşılarına çıkan iletişim mesajı sayısı o kadar arttı ki, insanlar artık okumuyor, sadece göz gezdiriyor, ta ki karşılarında gerçekten ilgilendikleri bir şey görene kadar.

İşte tam da bu nedenle, verilecek pazarlama mesajının alacak kişinin bakışı ile tam olarak örtüşmesi gerekiyor.

 

Böl ve Fethet!

Hedef kitleyi bölmenin temel faydası, verilecek mesajı farklılaştırmaktır. Bu sayede her alt hedef kitleye onlar ile tam olarak örtüşen, onları en çok motive edecek doğru mesajı sunmak mümkün olmaktadır.

Dijital Pazarlama Stratejileri 2018 kitabında detayları sunulan Böl ve Fethet yöntemi, her gün binlerce mesaj ile karşılaşan ve bunlar ile ilgilenmeye zamanı olmayan kişilerin dikkati çekmeyi mümkün hale getiriyor.

Kişilerin bakış açıları ile tam olarak örtüşen pazarlama mesajlarının etkinliği, genel kitlelere genel mesaj vermeye oranla çok daha yüksek oluyor.

 

2018 Yılında SEO İle Başarı Sağlamak

Google’da indeksli sayfa sayısı 1998 yılında sadece 26 milyon iken, 2016 yılında 130 trilyon seviyesini aştı.

İlk 10 sonuç için rekabet sürekli artarken, SEO çalışmaları giderek daha zor hale geliyor.

Site üzerinde birkaç işlem yaparak önde gelmenin devri biteli çok oldu. 2018 yılında SEO çalışmasında başarılı olmak için artık “Araştırma ve Strateji Geliştirme, Site Üstünde Çalışmalar, Site Kullanışlılığı ile İlgili Çalışmalar, Bağlantı Geliştirme ve Web Genelinde Çalışmalar, Arama Sonuç Sayfasına Yönelik Çalışmalar” gibi pek çok konuya odaklanmak gerekiyor.

Zaman planı olarak;

SEO çalışmaları sonuçlarını gecikmeli olarak verdiği için, yaz ayları bu çalışmalara başlamak için uygun gözüküyor.

Böylece ilk adımda Eylül ayında şehre dönüş süreci ve sonrasında yılsonu alışveriş dönemi için sitenin gücünden faydalanmak mümkün görünüyor.

 

2018 Yılında Dijital Reklamlar İle Yüksek Dönüşüm Üretmek

600 milyonu aşan Adblok kullanıcı sayısı, mobil reklam tıklamalarının %50’sinin yanlışlıkla yapılması, bir mobil reklama isteyerek sık olarak tıklarım diyenlerin %8 seviyesinde kalması gibi rakamlar göz önüne alındığında, genel kitlelere genel mesajlar vermek 2018 yılında artık parayı boşa harcamak anlamına geliyor.

Dijital reklam çalışmalarında en yüksek dönüşümü sağlamanın temelini, reklam ile mesaj verilecek kitleleri doğru şekilde bölerek, her kitle ile onlara özel iletişimi yürütmek oluşturuyor.

Zaman planı olarak;

-markaların ürün ve hizmetlerine bağlı olarak değişebilmekle birlikte- Ağustos ayında bayram öncesi talebi yakalamak ve indirim sürecinden en yüksek faydayı sağlamak önem kazanıyor.

Eylül ayı ile birlikte şehre dönüş süreci kampanyaların odak noktasını oluşturuyor. Yılsonuna doğru yükselecek alışveriş süreci ise pek çok marka için birinci önceliği taşıyor.

 

2018 Yılında Sosyal Medyadan Ticari Sonuç Sağlamak

2007 yılında 373 milyon kişi olan sosyal medya global kullanıcı sayısı 2017 yılında 3 milyar kişiye yaklaştı. Sadece Facebook’un 2,1 milyar üyesi var.

Instagram’a her gün 95 milyon fotoğraf yüklenirken, 4,2 milyar beğeni oluşuyor. Twitter’da günde 500 milyon tweet atılıyor.

Markalar ise bu canlılığa rağmen, aradan geçen 10 yılın ardından hala pek çok araştırmada en büyük problem olarak sosyal medyadan ticari sonuç (ROI) elde etmek konusunu belirtiyorlar.

Diğer pazarlama çalışmalarında olduğu gibi, sosyal medyada da farklı mesaj verilebilecek her kitleyi ayrıştırmak ve onlara hayata bakış açıları ile tam olarak örtüşecek mesajlar sunmak en iyi etkiyi sağlıyor.

Zaman planı olarak;

Yaz aylarında tatildeki insanlara ulaşmak önem kazanıyor. Instagram (ve Facebook) bu kapsamda öne çıkıyor.

Yılsonu alışveriş döneminde ise ürün nitelikleri yerine, alacak kişilerin hayatlarına olan etkileri çerçevesinde söylemler ile talep yaratmak önem kazanıyor.

 

2018 Yılında E-bültenler İle Başarılı Olmak

Her gün 281 milyar adet e-posta gönderiliyor. Bu yoğunluk göz önüne alındığında, hedef kitlenizdeki insanlara düzenli olarak ulaşmak açısından çok çekici olan e-bültenler konusunda kişilerin ilgisini çekmek için çaba sarfetmek gerektiği ortaya çıkıyor.

Gerçekleştirilen araştırmalarda, alıcı kitlesi alt gruplara bölünen ve her gruba en çok ilgilenecekleri mesajlar verilen bültenlerin daha çok açıldığı, okunduğu ve sonuç sağladığı belirtiliyor.

Böyle bir ortamda e-bülten gönderim zamanı, gönderim sıklığı, konu satırı, görsel yapısı, içerik değeri ve dönüşüm yönlendirmeleri gibi konulara dikkat etmek gerekiyor.

Zaman planı olarak,

Diğer dijital pazarlama çalışmalarında olduğu gibi, bu alanda da Ağustos ayında bayram ve indirimlere, Eylül ayında şehre dönüş sürecine ve sonrasında yılsonu alışveriş dönemine ve kampanyalara odaklanmak mantıklı gözüküyor.

 

Toparlarsak,

Milyonlarca farklı profilde internet kullanıcısına yönelik çalışma yapan şirketlerin sayısı artıyor, rekabet giderek yükseliyor.

Her gün binlerce pazarlama gören ve dikkat aralıkları 8 saniyeye inen bu kişileri kazanmak için her şeyden önce dikkatlerini çekmek gerekiyor.

Genel kitlelere genel mesajlar vermek yüksek dönüşüm üretmiyor. En iyi sonucu sağlamak için hedef kitleyi bölmek ve her alt gruba hayata bakışları ile tam olarak örtüşen mesajlar sunmak gerekiyor.

SEO çalışmasında başarılı olmak için araştırma ve strateji geliştirme, site üstünde çalışmalar, site kullanışlılığı ile ilgili çalışmalar, bağlantı geliştirme ve web genelinde çalışmalar, arama sonuç sayfasına yönelik çalışmalar gibi pek çok konuya odaklanmak gerekiyor.

Dijital reklam çalışmalarında en yüksek dönüşümü sağlamanın temelini, reklam ile mesaj verilecek kitleleri doğru şekilde bölerek, her kitle ile onlara özel iletişimi yürütmek oluşturuyor.

Sosyal medyada da farklı mesaj verilebilecek her kitleyi ayrıştırmak ve onların yaşamları, hayata bakış açıları ile tam olarak örtüşecek mesajlar sunmak en iyi etkiyi sağlıyor.

E-bültenler konusunda başarılı olmak için gönderim zamanı, gönderim sıklığı, konu satırı, görsel yapısı, içerik değeri ve dönüşüm yönlendirmeleri gibi konulara dikkat etmek gerekiyor.

Zamanlama açısından yaz aylarında SEO ve tatildeki kişilere sosyal medya ile erişmek konuları öne çıkarken, bayram, şehre dönüş ve yılsonu alışveriş dönemi gibi zamanlarda dijital reklamları akıllıca kullanmak gerekiyor.

 

 

Detayları Dijital Pazarlama Stratejileri 2018 kitabında bulabilirsiniz.

Bilgi için: http://korayodabasi.com/tr/

 

Fazlasını Oku

Google Panda Güncellemesi ve 2011 Algoritması Analizi

Google, bir yandan Google+ gibi yeni ürünler çıkarmaya devam ederken, bir yandan da arama motoru algoritmasını çok daha etkili hale getirmek üzere adımlar atıyor.

Arama ve indeksleme sistemini Caffeine sistemi ile çok daha hızlı hale getirdikten sonra (yaygın olarak Caffeine bir algoritma değişikliği sanılır oysa teknik altyapı değişikliğidir), geçen sene Mayıs ayında “Mayday Güncellemesi” olarak bilinen bir algoritma değişikliği yapan Google, içi boş sayfaları, kopya içeriği cezalandırmaya başlamıştı. (İlgilenenler için o yazımız burada: http://blog.sanalmimarlar.com/2010/09/googlein-yeni-algoritmasi-2010/)

Yurtdışında daha erken etkisini gösteren, bizde ise yaz aylarında etkili olan “Panda Güncellemesi” ile Google’ın bu yönde ileri bir adım daha attığını görüyoruz. Google, yeni algoritmasında oluşan sıralamada iyi bir yer almak isteyen sitelere, gösterge olarak aşağıdaki soruları baz almalarını öneriyor.

  • Bu makalede sunulan bilgileri güvenilir buluyor musunuz?
  • Bu makale bir uzman mı yoksa konuyu iyi bilen meraklı bir kişi tarafından mı yazılmış ya da yapı itibariyle daha çok üstünkörü mü yazılmış?
  • Sitede, biraz farklı anahtar kelime varyasyonlarıyla aynı veya benzer konularda yinelenen, çakışan ya da gereksiz makaleler var mı?
  • Kredi kartı bilgilerinizi rahatça bu siteye verir misiniz?
  • Bu makalede, yazım, stil veya olgu hataları var mı?
  • Konular, sitenin okuyucularının asıl ilgi alanlarıyla mı ilgili, yoksa site, hangi konuların arama motorlarında iyi sıralama elde edebileceğini tahmin etmeye çalışarak mı içerik üretiyor?
  • Makale, özgün içerik veya bilgi, özgün raporlama, özgün araştırma veya özgün analiz sağlıyor mu?
  • Sayfa, arama sonuçlarındaki diğer sayfalara kıyasla önemli bir değer sağlıyor mu?
  • İçerik üzerinde ne kadar kalite kontrol yapılmış?
  • Makale, bir öykünün her iki yüzünü de açıklıyor mu?
  • Site, işlediği konuda saygın bir otorite mi?
  • Tek tek sayfaların veya sitelerin aynı miktarda dikkat veya ilgi çekmemesinin nedeni, içeriğin çok sayıda içerik oluşturucu tarafından kitlesel olarak mı üretilmesi veya çok sayıda içerik oluşturucuya fason olarak mı yaptırılması ya da büyük bir site ağına mı yayılmış olması?
  • Makale iyi düzenlenmiş mi ya da baştan savma veya çalakalem yazılmış gibi mi görünüyor?
  • Sağlıkla ilgili bir sorgu için, bu sitedeki bilgileri güvenilir buluyor musunuz?
  • Adını duyduğunuzda bu siteyi yetkili bir kaynak olarak görüyor musunuz?
  • Bu makale, konuya ilişkin tam veya kapsamlı bir açıklama sunuyor mu?
  • Bu makale, bariz olanın ötesinde, kapsamlı analiz veya ilginç bilgiler içeriyor mu?
  • Bu, yer işareti koymak, arkadaşınızla paylaşmak veya önermek istediğiniz türden bir sayfa mı?
  • Bu makale, dikkati asıl içerikten başka yöne çeken veya asıl içerikle karışan aşırı miktarda reklam içeriyor mu?
  • Bu makaleyi basılı bir dergide, ansiklopedide veya kitapta görmeyi bekliyor musunuz?
  • Makaleler kısa, temelsiz ya da yararlı ayrıntılar sunma konusunda eksik mi?
  • Sayfalar son derece özenli hazırlanmış mı ve ayrıntılar önemsenmiş mi yoksa pek önemsenmemiş mi?
  • Bu sitedeki sayfaları gördüklerinde kullanıcılar şikayet ediyor mu?

İşin özeti, Google gittikçe akıllanıyor ve sosyal medyanın gelişmesine bağlı olarak bireylerin tercihlerini de gittikçe daha iyi anlıyor. Birkaç sene önce iyi optimizasyon çalışması yapılmış sitelerin önde gelme şansı daha yüksek olurken, arkalarında bir destek yok ise, bu durum gittikçe zorlaşıyor. Ürün aramalarında büyük üreticilerin siteleri, alışveriş aramalarında büyük e-ticaret siteleri diğerlerine göre avantajlarını arttırıyor. Büyük şirketlerin lehine bir yapı ortaya çıkıyor.

Artık sadece web siteniz üzerinde optimizasyon çalışması yaparak, aramalarda önde gelmeyi bekleyerek sonuç almak imkansız gibi. Sizin hakkınızda özellikle sosyal medyada konuşulmasını sağlamalı, sitenizi güncel ve özgün içerik ile geliştirmelisiniz. Arama ile sitenize gelen kişilerin geri dönüp gitmemelerini sağlamak için sitenizi düzenlemeli, sayfalarınıza sosyal medya paylaşım butonları eklemelisiniz.

Bu söylediklerimiz geçen seneki yazımızdan çok farklı değil. Gidişat belli. Google fiziki dünyadaki tercihleri ve gücü daha fazla bu alana yansıttıkça, otomatik yazılımlar ve kopyalama ile çöplüğe dönen web ortamı nispeten daha derli toplu hale geliyor. Web kullanıcılarının tercihleri daha iyi takip edilebilir hale geldikçe, bu tercihlerin algoritmada önemi de arttırıyor.

Fazlasını Oku

İndeks Düşüşü ve Google 2010 Algoritması

28 Nisan tarihli (Google İndeks Düşüşü) yazımızda  Google arama sonuçlarında site:www.sitenizinadi.com olarak gözüken indexli sayfa sayılarında  %90′a varan kayıplardan bahsetmiştik.   

Mayıs ayının ikinci haftasında, sonuçların aynı şekilde devam etmesi, bu durumun kısa süreli geçici bir deneme olmadığını gösteriyor. Bunu bilmek mümkün değil ama muhtemelen sonuçlar eski haline dönmeyecek. Bu yazıda bu durumun devam etmesi ve değişen Google 2010 Algoritması konusunda açıklama yapmaya çalışacağız.

Yaşanan değişim sürecini, bu süreç paralelinde güncellenen (Türkçe ve İngilizce sayfalarda 29 Nisan güncelleme tarihli)  Google Web Yöneticisi Kuralları temelinde ele almak, ipuçlarını bu kurallarda gördüğümüz bazı konularda yaşanan etkileri daha berrak hale getirecektir.

Google Web Yöneticisi Kuralları

Google Web Yöneticisi Kurallarına bakıldığında, gizli metin ya da bağlantılardan kaçınmak, gizleme ya da gizli yönlendirmeler kullanmamak, Google’a otomatik sorgular göndermemek, kötü amaçlı yazımlar yüklemek gibi kötü davranışları olan sayfalar oluşturmamak gibi kurallara uyma gereğinden bahsedilirken, benzersiz ve alakalı içerik konusuna özel bir önem verildiğini görüyoruz.

Alakasız anahtar kelimeler içeren sayfalar oluşturmak, çok sık yinelenen içeriğe sahip sayfalar kullanmak, yalnızca arama motorları için sayfa yaratmak, çok az orijinal içeriği olan ya da hiç orijinal içeriği olmayan sayfalar oluşturmak, Google kalite kurallarına aykırı olarak belirtilmiştir.

Google İndeks Azalışının Nedeni

Bu kurallar paralelinde baktığımızda, son değişikliklerin Google kalite kurallarına aykırı olan ya da tam olarak uymayan sayfaların ve Google indeksinde yaşanan kirliliğin temizlenmesine yönelik bir adım olabileceği akla yatkın gözüküyor.

Örneğin, uzun süredir yoğun şekilde kullanılan etiket sistemi / yazı formatındaki bağlantılar, son dönemde artık istismar edilme boyutunda kullanılmaktaydı. Bu şekilde, bir web sayfası için çok sayıda etiket kullanarak, arama motorları için tek bir sayfayı, yüzlerce belki binlerce sayfaya çıkarmak mümkün olmaktaydı. Otomatik yazılımlar ile diğer sitelerden içerik toplayarak kullanmak, pek çok sitede gözüken aynı içerik ile çoğaltılan sayfalar karşımıza çıkmaktaydı. İçi yeterli şekilde dolu olmayan, otomatik şekilde çoğaltılmış sayfalar görmekteydik. İçeriği kullanıcılar için değer üretmeyen sayfalar kullanılmaktaydı. 

Bu ortam içinde, özellikle diğer sitelerden bağlantı paylaşımı yapılan sosyal siteler, yoğun etiket kullanımı yapılan siteler, portallar, diğer siteler ile aynı ya da benzer içeriğin kullanıldığı siteler, forumlar, bloglar, hatta aynı ürün bilgilerini sunan fiyat karşılaştırma ve e-ticaret sitelerinin durumdan etkileniyor gözükmeleri, bu varsayımı kuvvetlendiriyor.

Site Ziyaretçi Sayısında Azalış

İndeksli sayfa kaybına bağlı olarak pek çok örnekte site ziyaretçi sayılarında da düşüşler görülebiliyor. Sayfalarının içi nispeten dolu portal sitelerde %10-15 civarında olabilen bu düşüş, sayfaları daha boş olan ya da kopya içerikle çoğaltılmış sitelerde %30-%50 seviyelerine ulaşabiliyor. Sayfa sayısı az olan ve iyi içerikli kurumsal siteler ise genellikle düşüş göstermiyorlar.

Her siteyi farklı etkileyen bu durum, web yöneticilerinin ortak bir noktada anlaşamamalarını da beraberinde getiriyor.

Google 2010 Algoritması

Yukarıda anlattığımız bu durum içinde, spam sonuçların azalması açısından olumlu gözüken son gelişmeler, kalıcı olacak ise, çok geniş bir etki alanı yaratacak ve web ortamında ciddi değişikliklere neden olacaktır.

* Özgün içerik her zamankinden değerli olacak, diğer sitelerde bulunan / daha önce başka yerde indekslenmiş içeriği kullanan sayfalar problem yaşayacaktır.

* İçi dolu sayfaların önemi artacak, otomatik çoğaltılan / kullanıcılara değer yaratmayan sayfaların önemi azalacaktır.

* Tek bir konuya odaklanan ve o konuyu çok çeşitli yönleri ile ele alan mikro siteler, genel perspektife sahip portal ve sitelere göre, o konuyla ilgili anahtar kelimelerde daha şanslı durumda olacaklardır.

* Bağlantı ya da etiket kullanımının önemi azalacaktır. Sitelerin SAM (Site Arama Motoru) Optimizasyon Çıtasını geçmek için toplayacakları puanlara daha az katkı yapacaklardır.

 * Web sitelerine farklı kaynaklardan güçlü bağlantılar sağlamak önemli olacaktır.

Fazlasını Oku

Google Yeni Arama Sonuç Sayfasında Tıklanma Oranı Değişti Mi?

Google yeni görünümden Google Arama Sonuç Sayfası Yeni Görüntüsü yazımızda bahsetmiştik. 

Bu yeni Google arama sonuç sayfasında, sol kolon eklemesi ile 3 kolonlu bir yerleşim düzeni içinde, organik arama sonuçları orta bölümde yer alırken, Adwords reklamları sağda ve orta üst bölümde bulunuyor.

Arama yapan kişiler, kullanım kolaylığı üzerine odaklanırken, web sitesi yöneticileri haklı olarak, arama sonuç sayfalarında gözüken sitelerinin tıklanma oranlarındaki değişikleri merak ediyorlar.

Google arama sonuç sayfa görsel değişikliğinin, Mayıs ayında etki alan Google indeksine kayıtlı sayfa sayılarındaki azalış ile çakışması, bu konuda net bir gözlem yapmayı zorlaştırıyor. İndeks düşüşünden etkilenen sitelerin genellikle ziyaretçi sayılarında da düşme görülürken, bu düşüşlerin ne ölçüde yeni görünümden kaynaklandığını anlamak çok da kolay ayrıştırılamıyor. 

İndeks düşüşünden nispeten az etkilenen kurumsal sitelerin rakamları incelendiğinde, yaşanan etkinin çok da büyük olmadığı gibi bir varsayımda bulunmak mümkün oluyor.  Özellikle önemli anahtar kelimelerin sıralamadaki yerlerinin aynı kaldığı bir ortam, daha sağlıklı sonuç almaya yardımcı oluyor.

Bu perspektiften bakıldığında, bazı siteler için çeşitli kaynaklarda %5-10 seviyelerinde belirtilen düşüş oranı, bazı siteler için pek fark yaratmamış gözüküyor.

Bizim tahminimiz, nispeten daha sıkışık gözüken orta alan neticesinde, arama sonuç sayfasında alt bölümlerdeki sitelerin, bu muhtemel etkiden biraz daha fazla etkilenebilecekleri yönündedir. Sayfayı aşağı kaydırmadan ilk sıralarda gözüken siteler ise muhtemelen önemli bir değişiklik hissetmeyeceklerdir.

Fazlasını Oku